“Şehr-i İstanbul” – İlk Gün Muharebesi

İstanbul ile olan kavgam daha Otobüsün içerisindeyken başladı. Başlangıç olarak sayın , sevgili kaptan beyciğime söyleneceğim. Çünkü kendisi yaklaşık 6-7 saat boyunca süren koskoca yolda sadece ve sadece 30 Dakika mola verdi. Bunun yanında sanki Güneşi otobüsün içerisinde taşıyormuşçasına kasıp kavuran bir sıcak vardı , gene sevgili kaptancığıma defalarca söylememe rağmen Klimayı açmadı. Kendisine sevgi dolu selamlarımı yolluyorum :).


Ve merhaba “Şehr-i İstanbul”. Daha güne başlamadan başlayan trafik ilk günden canımdan can aldı demem çokta yanlış olmaz diye düşünüyorum. (Daha dur sen ne canlar vereceksin o yollarda , Diyenleri duyar gibiyim.) Trafik problemi yetmezmiş gibi birde koşuşturma girdi işin içerisine.

Alibeyköy Cep Otogarına indikten sonra ilk işim Kağıthane deki Yurduma gitmek oldu. Malum sırtımda eşek yüküyle bir çanta ve elimde koca bir valizle geziyordum. Yurda servisle gidiyordum ve GPS denen meretin hainliğine uğrayarak maalesef ki erken indim. (Haydaa..) Şimdi yürü bakalım o eşyalarla yürüyebilirsen. Allah’tan yürümeye alışkınım aksi taktirde , şuan bu satırları yazmak yerine kendime gelmekle meşgul olurdum.
Her neyse , en sonunda allem ettim kallem ettim bir şekilde yurda ulaştım , yerimi hazırladım ve başladım yurdun karşısında bulunan cafede kahvaltı etmeye.

@Dipnot: İstanbul’a koştur koştur gelmemin sebebi: Derslerim Türkçe lakin ben İngilizceyi düzgün öğrenmek için ilk senemi “Seçmeli Hazırlık” okuyarak geçireceğim. Fakat kayıt esnasında bir hata olmuş ve beni Hazırlık sınıfına kayıt etmek yerine direk 1. sınıftan başlatmışlar. Bende bu problemi çözebilmek için İstanbul’a doğru yola koyuldum.

Yemeğimi yedim , çayımı içtim ve başladım okula gitmeye. Okula 15 Dakika yürüme mesafesinde olan Yurdum işimi baya bir kolaylaştırdı. Bunun yanında sağolsun okulumun “Öğrenci İşleri” kaydımı 1. Sınıftan tekrardan Hazırlık Sınıfına geçirme işlemini 2 Dakika içerisinde tamamladılar. Ancak buradaki sorun 14:00’da  okulumun Osmanbey kampüsünde yapılacak olan “İngilizce Kur” sınavına yetişebilmek. Ben okuldaki işlemlerimi tamamladığımda saat yaklaşık olarak 10:30 ile 11:00 arasındaydı ve benim Kağıthane’den – Osmanbey’e nasıl gideceğim hakkında en ufak bir fikrim bile yoktu. En sonunda okulun güvenliğinden bana nasıl gideceğimi tarif etmesini istedim ve parkın karşısındaki yoldan Taksim veya Şişli Otobüs-Dolmuşlarına binmemi söyledi (İstanbul Kartımın içerisinde para olmadığı için Otobüse binemedim). İşin kötü tarafı 30 Dakika boyunca 1 tane bile Taksim-Şişli arabası geçmedi. Bende son çare olarak dolmuşlardan birini çevirdim ve beni Şişli arabalarından birisine bindirmesini rica ettim (Yalvardım da denebilir ama sağolsun herkes yardımcı oldu). Şişli dolmuşuna bindim , son durakta indim ve metroyla Osmanbey’e gidip , okuluma geçtim. Okula gittiğimde saat 12:00’dı ve sınavım saat 14:00’da başlayacaktı. Fakat ben o kadar yorgundum ki bırakın İngilizce sınavından geçmeyi , adımı dahi kimliğime bakarak söylüyordum (Şaka değil , gerçekten kimlikten baktım).

Neyse saat 14:00 oldu , sınava girdim-çıktım ve ne göreyim? Bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor (Hava sıcak diye ceketin içerisindeki poları çıkartıp , yurtta bırakmıştım). Mecburen üzerimdeki ceketi çıkarttım ve koştur koştur metroya gitmeye başladım. Osmanbey metrosunda binip , Şişli metrosunda indim. Ardından TrumpTowers’a yürüdüm ve oradan 48 Numaralı Kağıthane Otobüsüne bindim. Yanlış hatırlamıyorsam yurda geldiğimde saat 17:00’dı. Yurda girdim sadece 5 Dakika gözlerimi dinlendireceğim niyetiyle başımı yastığa koydum ve saat 19:00’da başlayacak olan “Video Mülakat”ımı beklemeye başladım. Gözümü açtığımda saat 18:00’dı ve benim acil birşeyler atıştırmam gerekiyordu çünkü sabah yediğim 2 küçük poğaçayla duruyordum. Her neyse kalktım yemeğimi yedim , Mülakatıma katıldım (Elbette geçtim 👍) ve saat 23:00’a doğru bu işkence gibi güne gözlerimi yumdum.


Fazla uzun bir yazı olduğunun farkındayım ancak İstanbul’a , Üniversite için ilk defa geliyorsanız , ilk gün için hazırlıklı olmanızı tavsiye ederim. Mesela:

  • Havanın sıcaklığına veya havanın açık olmasına aldanmayın , yanınıza illaki bir polar veya yağmurluk alın.
  • Her an işiniz çıkıp , bir yerlere gitme ihtimalinize karşılık: İkamet ettiğiniz yerden (Oturduğunuz ev veya yurttan) İstanbul’un merkezi yerlerine “Nasıl? & Ne Şekilde?” gideceğinizi öğrenin.

Evet Ahali.. Yeter Ulan! Bitir artık şu yazıyı söylemlerini duyar gibi olduğumdan , okuduğunuz için teşekkürlerimi ileterek burada noktalıyorum.

Haydi Esen Kalın..!

Gezmek , bir zamanlar insan ve evren arasında var olan uyumu tekrar kurar.

-Anatole Fran

1c5c62ac-c923-4b87-98a8-80c03f6642fd